Bir refleks olan olan hıçkırık, göğüs boşluğu ile karın boşluğunun arasında yer alan ve bu boşlukları birbirinden ayıran diyafram kasının, ani ve istem dışı şekilde kasılmasıdır.

Hıçkırık tuttuğunda bu kas, tekrar eden döngüler şeklinde kasılır. Ses tellerinin bulunduğu gırtlak boşluğunun aniden kapanmasıyla ve bu esnada birden alınan nefesin oluşturduğu ses ile birlikte görülür.

Toplumda her yaştan ve cinsiyetten kişide görülebilen ve çoğunlukla kısa süre içinde kendiliğinden geçen bu duruma, özellikle bebeklerin dünyaya geldikleri ilk aylarda sıklıkla rastlanılır. Bebeği hıçkırık tutması durumu tekrar tekrar meydana geliyorsa, yeni anne-baba olmuş ebeveynler için durum endişe verici olabilir.

 

 

Anne karnında bebeğin 4. ayıyla başlayan hıçkırık, özellikle doğumdan sonraki ilk aylarda sıklıkla ve sonrasında 1 yaşa kadar zaman zaman görülür.

Bebeklerin hıçkırması ebeveynleri endişeye sürüklese de aslında bebekler için iyiye işarettir ve özellikle sindirim sistemine ait organların fonksiyonlarını düzgün yerine getirdiğine ve işlediğine işaret eder.

Yenidoğan bebeklerde hıçkırıkların en çok arttığı vakit ise sindirim sonrasıdır. Bunun sebebi, mide dolduktan sonra diyaframda bulunan sinirlerin uyarılması ve bu şekilde ortaya çıkan bebeğin gösterdiği reflekstir.

 

Bebekler Neden Hıçkırır?
Bebekler dünyaya geldikleri ilk aylarda, tam anlamıyla gelişmemiş ve olgunlaşmamış bir sindirim sistemine sahiptir. Buna karşılık midenin aşırı hızla büyümesi, hıçkırığa yol açan sinirleri uyarır ve sonucunda ritmik hareketler meydana gelir.

Yenidoğan bebeğin mide kapasitesi ilk günlerde, 5-7 ml ya da bir kiraz tanesi büyüklüğündedir. Bu büyüklük, 3. güne gelindiğinde 20-25 ml yani bir kabuklu ceviz büyüklüğüne ulaşır. 1 haftalık bir bebeğin mide kapasitesi 45-60 ml yani bir kayısı büyüklüğünde iken, 1 aylık olduğunda 80-150 ml yani bir yumurta büyüklüğüne ulaşmış olur.

 

 

Bunun sonucu olarak da bebekler bazı semptomlar ve rahatsızlık hissine karşı daha hassastırlar. Sindirim bozuklukları genellikle diyaframı aşırı uyardığından, hıçkırıklara sebep olabilen birçok etken bulunur.

Bu etkenlerden bazıları;
• Yanlış emzirme pozisyonlarından kaynaklanan, mideye bol miktarda hava girmesi ile oluşan hıçkırıklar,

• Bebeğin fizyolojisine ve ağız yapısına uygun olmayan şekillerde emzikler kullanma nedeniyle oluşan hıçkırıklar,

• Formül süt içen bebekler için çok büyük ya da çok küçük delikli ağızlara sahip biberonlara bağlı hıçkırıklar,

• Meme ucu tam anlamıyla kavranmadığında bol miktarda hava yutulması ile oluşan hıçkırıklar,

• Ek gıdaya geçiş döneminde bebeğin yeterli oranda dik tutulmamasına bağlı olan hıçkırıklar,

• Yenidoğan reflüsüne bağlı olan hıçkırıklar,

• Bebeğin ayına uygun olmayan besin maddelerin verilmesi ile oluşan hıçkırıklar,

• Ateş yükselmesi veya kalın giydirme gibi durumlar sebebiyle vücut ısısında meydana gelen değişikliklere bağlı oluşan hıçkırıklar,

• Heyecanlanmaya bağlı hıçkırıklar,

• Bebeğin gazını çıkarmadan yatırılması sonucunda oluşan hıçkırıklar.

 

Bebeklerde Hıçkırık Nasıl Geçer?
Tüm bu sebeplerin içinde hıçkırığa en çok sebep olan durum, yeni doğan bebeklerde emzirilme sırasında yapılan hatalar ile doğrudan ilgilidir.

• Bu nedenle; annenin bebeği, bebek sakinken ve çok aç değilken beslemesi önemlidir. Bebek çok aç olduğunda memeyi tam kavramadan ve daha sık aralıklarla emmeye çalışacağı için hava yutması kaçınılmaz olacaktır. Bebeğin çok acıkmasını beklemeden, doğru emzirme pozisyonu ve mevcut durumla daha yavaş bir emzirme, sonucunda ise daha az hava yutması sağlanabilir.

• Emzirme esnasında hıçkırık tuttuğunda, yapılacak ilk adım bebeğin pozisyonunu değiştirmektir. Sonrasında ağzından gaz çıkarmasını sağlamak için kucağa alınması gerekir. Bu şekilde yeniden emzirmeye devam edebilmek için, kucakta hafif bir şekilde sallanarak gezmek ve hıçkırığın geçmesini beklemek daha iyi olacaktır.

• Bebek çok hızlı emdiği zaman, birkaç dakika durup sonra yeniden başlamak da hıçkırık ile mücadelede iyi bir çözüm yolu olabilir. Burada amaç, bebeğin yemek yerken hava yutmamasını sağlamaktır.

• Bebek emmeyi tamamen bitirdikten sonra, fazla havadan kurtulmak için bir süre dikey pozisyonda tutmalı ve gazını tamamen çıkarması gerekir.

• Sıcaklık değişimlerinin de hıçkırığa neden olabileceği göz önünde bulundurularak, bebeği aşırı sıcak tutmak veya soğuk tutmaktan kaçınılmalıdır.

• Ek gıda dönemine geçen bebeklerde hıçkırığı engellemek için kullanılan alıştırma bardağı, antikolik özellikte ve hava kanallarına sahip ve olmalıdır. Bu özellik, bebeğin hava yutmasını ve gaz ya da hıçkırık sorunu yaşamasını önleyecektir.

• Bebeklerde hıçkırık geçirmek için denenen yollardan bir tanesi de ayakların ortasına, 2 parmak ile bir süre bastırmaktır. Bastırılan kısımlar, hıçkırık noktasına denk geldiğinde hıçkırığın kesilmesini sağlar. Aynı şekilde, hıçkırık sırasında bebeğin ayak altlarına masaj yapılması da işe yarayabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgini Çekebilir

Formül Süt Ne Zaman Kullanılmalıdır? Formül Sütlerin İçeriği ve Çeşitleri!

Anne sütü, bir annenin bebeğine verebileceği ilk ve en değerli hediyedir. Bu sebeple Dünya…