Bebeklik Döneminde Beslenmenin Önemi
İnsan yaşamında büyümenin en hızlı ve en hassas olduğu dönem, elbette bebeklik dönemidir. Bebeğinizin doğumundan 2 yaşına kadar geçen sürede kişilik ve karakter gibi özelliklerinin temeli atılır.

Doğduğu andan itibaren oldukça özenli davranılması gereken bebeğiniz, birçok hastalığa karşı da savunmasızdır. Onu hastalıklardan korumak, zihinsel ve fiziksel gelişimini etkili bir şekilde sağlamak ise, ancak doğru beslenmesiyle mümkün olur. Bebeklik döneminde beslenme, onun yetişkinlik dönemi için en iyi yatırım dönemidir. Doğru uygulamalar ve bilinçli bir yaklaşım, gelecekte onun daha sağlıklı olması için önemlidir.

Tüm bu sebepler dahilinde, bebeklik döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlık, büyüme ve gelişme için esastır. Doğumla başlayan ve 2 yaşına kadar devam eden bebeklik dönemi, büyümenin çok hızlı oluşuna bağlı olarak makro ve mikro besin ihtiyacının yüksek olduğu dönemdir.
Aynı zamanda 2 yaşına kadar geçen süre, bebeğin beyin gelişiminin büyük kısmının tamamlandığı, bağırsak florasının erişkin halini aldığı ve yeme alışkanlığının geliştiği çok kritik bir dönemdir.

 

 

Bebekler için süt ve süt ürünlerinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak süt kadar önemli olan bir diğer besin kaynağı da hiç şüphesiz yumurtadır.

Yumurta; binlerce yıldır bilinen, ucuz, dünyanın her yerinde rahatlıkla üretilebilen, çok çeşitli şekillerde, kolayca pişirilebilen, lezzetli ve besleyici olması sebebiyle annelerin kahvaltı listesinde ilk sıralarda yer alır.
Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin ögelerini içerisinde bulunduran tek besindir. Yeni bir yaşamın temeli olduğu düşünülecek olursa, besleyici değerinin yüksek olması hiç de şaşırtıcı değildir.

6. aya kadar anne sütü bebeğin günlük enerji ihtiyacının tamamını karşılar. Bununla birlikte 6 ay sonrası tek başına anne sütü, bebeğin toplam kalori ihtiyacının ancak %70 kadarını karşılayabilir.
Bu sebeple 6. Aydan sonra bebeğin küçük mide kapasitesine uygun yüksek enerjili, yeterli protein içeriğine sahip gıdalarla tamamlayıcı beslenmeye başlanmalıdır.

Bebekler için tamamlayıcı beslenmede demir, çinko, kalsiyum, B grubu kompleks vitaminleri gibi eksikliği yaşanan mikrobesinlerin karşılanmasında, yumurta en temel gıdalardan biridir. Yağ oranı düşük, vitamin ve mineral açısından zengin, kolay pişebilen ve zahmetsizce püre haline getirilebilen değerli bir besindir.

Bebeklerde ek gıdaya geçilen 6. aydan itibaren 1 adet haşlanmış yumurtanın sarısı, 12. aydan itibaren ise günde 1 tam yumurta verilmeye başlanabilir.

 

 

Bebeklik döneminde yeterli ve dengeli beslenmek çok önemlidir dedik. Peki bu önemli ve hassas olan dönemde, bebeğiniz için yumurtanın beyaz kısmı mı yoksa sarı kısmı mı daha faydalıdır?

Yumurta sarısı; yağ, protein, folat, fosfor, demir ve çinko açısından zengin bir besindir. Bir porsiyon yumurta sarısında; 5.12 gram yağ, 9.6 mg sodyum, 21.8 mg potasyum, 25.8 mg kalsiyum, 288 iu A vitamini, 0.55 mg demir bulunur.
Yumurtanın beyazı ise; %90 oranında proteinden oluşur. Geri kalan %10’luk kısım ise, %6 karbonhidrat ve %4 yağ içerir.
Genel olarak yumurtanın sarısı büyük oranda vitamin ve yağları, beyaz kısmı ise proteinleri içerir. Yumurta protein emilimi bakımından, vücudun en kolay işleyebildiği besin maddesidir.
Yumurtanın sarısında 2.78 gram protein bulunurken, beyazında 3.52 gram protein bulunur. Ayrıca yumurtanın içinde bulunan proteinler, tüm besinler içinde en kaliteli proteindir ve yumurta proteinleri %100 oranında vücut proteinine dönüşebilir. Yumurta proteininin biyolojik değeri yani proteinden elde edilen fayda %93,7 iken bu değer sütte %84.5, balıkta %76, sığır etinde %74.3’dür.

Bu nedenle protein açısından düşük olduğu bilinen sebzelere de yumurta eklenerek; protein, vitamin ve mineral açısından daha dengeli bir öğün oluşturulabilir.
Bu sebeple, bebeğinizin beslenmesinde hem yumurtanın beyazını hem de sarısını aynı ölçüde kullanmanız, en doğru tüketim yöntemi olacaktır.
Yumurta düşük kalori içeriğine karşılık, bebeğinizin gelişimi için birçok önemli besin öğesini yüksek oranda bulundurması nedeniyle ‘besleyici değeri yüksek’ besin olarak tanımlanmaktadır. Demir içeriği sayesinde de özellikle C vitamini içeren besinlerle tüketilmesi, demirin daha rahat emilmesini sağlayacaktır.

 

 

Yumurta Alerjisi Nedir?
Yumurta alerjisi, bağışıklık sisteminin yumurtada bulunan proteinlere karşı zararlıymış gibi reaksiyon göstermesi anlamına gelir. Yumurta alerjisi, her yaşta insanda görülse de özellikle bebeklerde görülen en yaygın gıda alerjilerinden birisidir.

Bazı bebekler, yumurtanın kokusuna ve dokunulmasına bile çok şiddetli şekilde reaksiyon gösterirken bazı bebekler ise çok hafif rahatsızlıklar yaşayabilir. Yumurta alerjisine sahip olan bebekler, genellikle okul çağı dönemine kadar bu alerjiden kurtulurlar ancak nadiren yetişkin yaşlarda alerjik olmaya devam edebilirler.
Yumurta alerjisi nedeniyle oluşan belirtileri önlemenin tek yolu ise, yumurtayı ve yumurta içeren ürünleri tüketmemektir.

 

 

Yumurta Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yumurta satın alırken, marketlerde soğuk ortamda muhafaza ediliyor olmasına dikkat etmelisiniz. Yeterince soğuk ortamda muhafaza edilmeyen yumurtalarda, bazı besin maddelerinin özelliğini kaybetmesi mümkün olabilir.
Dışkıdan bulaşabilecek hastalık yapıcı bakterilere karşı, satın aldığınız yumurtanın kabuğu temiz, düzgün görünüşlü, yeterli kalınlıkta ve az pürüzlü olmalıdır. Çatlak, dışkı bulaşmış ve kırık yumurtalar satın alınmamalıdır. Bu yumurtalar tazeliğini daha çabuk kaybedebilir. Ayrıca zararlı mikroorganizmaların üremesi için, oldukça uygun bir ortam oluştururlar.
Ev şartlarında ise, yumurtayı buzdolabında saklamalı ve çabuk bozulmasını önlemek için alınan orijinal karton kutusu içerisinde muhafaza etmelisiniz.
Yapılan bir yanlış da yumurtaların yıkanmasıdır. Yıkamak, yumurtanın üzerinde bulunan koruyucu tabakaya zarar verebilir ve besin değerlerinin zarar görmesine sebep olabilir. Bu sebeple yumurta sadece kullanılacağı zaman yıkanmalıdır.
Yumurtanın üzerinde binlerce gözenek bulunur. Buzdolabında ise peynir, soğan, balık gibi güçlü kokusu olan besinlerin yakınında saklandığında, kokuları rahatlıkla yumurtaya geçebilir. Bu sebeple, diğer besinlerle çok yakın yerleştirmemeye özen göstermeniz gerekir.
Ayrıca yumurtaların bayatlamasını engellemek için, son kullanma tarihi geçmeden tüketilmesi gerekir. Son kullanma tarihi geçen yumurtaların ise, tüketilmemesi daha sağlıklı olacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.