Bebeklerde uyku sorunu en yaygın görülen ve anne babaların kabusu olan bir sorun olmaktadır. Uykusuz sabahlar ve gecelere bebeğinizin doğuşu ile hazırlanırsınız. Sorun ortak olsa bile uzmanlar arasında bu durumun nedenleri için fikir ayrılıkları ile karşılaşmak mümkündür. Çocuğun mizacı, ihtiyaçları, ailenin içinde bulunduğu koşullar, kültürel etmenler ve olağan dışı (örn. hastlalık vb.) durumlar gibi pek çok faktör bu sorulara verilecek cevapları çeşitlendirmektedir. Bu cevaplar doğrultusunda değerlendirme yaparak uzman desteği almanız oldukça önemlidir.

Çocukların Ailesi ile Birlikte Yatmak İstemesinin Nedenleri

Bebeklik dönemi çocuğun gelişimi için en kritik evrelerden biridir. Savunmasız ve bağımlı olarak dünyaya gelen bebek temel bakım veren figüre (ki bu çoğunlukla annedir) bağımlıdır. İlerleyen dönemlerde bu tabloya farklı nedenler eklenebilir. Travmatik deneyimler, korkular, önemli yaşamsal deneyimler (kreşe başlamak, eve hırsız girmesi, kardeş doğumu vb.) gibi pek çok faktör çocuğun ebeveyni ile yatma isteğini tetikleyebilir. Anne, bebeğin ihtiyaçları karşısında ne kadar duyarlı ve tutarlıysa, bebeğine ilgi, yakınlık ve sıcaklık duygularını ne ölçüde iyi iletebiliyorsa bebek de kendini bir o kadar değerli, dünyayı ve diğer insanları ise olumlu algılar.

Temel fizyolojik ihtiyaçlardan biri olan uyku esnasında, annenin, bebeğinin yanında olması, ona dokunması, varlığını hissettirmesi, bebeğin annenin sıcaklığını duyumsaması işte bu ilişki kalitesini yükselterek bebekte güvenli bağlanma gelişmesine katkı sağlar. Uzun vadede, bu güvenli bağlanma, psikolojik iyilik halinden, gelişmiş problem çözme becerilerine, akademik başarıdan sağlıklı kişilerarası ilişkilere kadar çok sayıda değişkenle pozitif bir ilişki gösterir. Bir diğer artısı, annenin yanı başındaki bebeği emzirmesi daha kolay olduğundan, uyku kalitesinin iyileşmesi olabilir. Bunun yanında fiziksel yakınlık bebeğe daha çabuk erişmeyi, dolayısı ile bebeğin yaşadığı stres süresini kısaltmayı sağlayabilir. Ek olarak birlikte uyumak çeşitli endişelerle boğuşan yeni anneleri rahatlatan ve güvende hissettiren bir tercihtir.

Bununla birlikte elbette ki birlikte uyuma davranışı beraberinde önemli birtakım olumsuzlukları da getirebilir. Bebek açısından değerlendirdiğimizde bu olumsuzlukların en başında aynı yatağı paylaşma halinde bebeğin farkında olmadan ezilmesi, yere düşmesi, boğulması gibi hayati riskleri belirtmek gerekir. Bu nedenlerle de aynı yatak yerine anneye yakın bir beşikte uyutmak çok daha sağlıklı bir tercihtir. İkincisi, bazı araştırmacılara göre birlikte uyumak, ayrışma-bireyselleşme sürecine yönelik bir tehdit oluşturmakta ve çocuğun bireyselleşmesini zorlaştırmaktadır. Oysaki yaşam boyu devam eden gelişim sürecinde yerine getirilmesi gereken önemli gelişimsel görevlerden biri de ebeveynden ayrışma ve bireyselleşmedir. Bu görevin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmemesi çocukta düşük benlik saygısı, kaygı, insiyatif alamama, karar vermede güçlük çekme ve yüksek onay ihtiyacı gibi pek çok soruna yol açabilir. Bu nedenle pek çok araştırmacı bağımlı yapıyı destekleyeceği gerekçesi ile birlikte uyumanın olumsuz etkilerini vurgulamaktadır. Vurgulanması gereken bir diğer olumsuzluk ise birlikte uyuma sürecinin olması gerekenden fazla uzamasının ilerleyen dönemde odaları ayırmayı daha da güçleştirmesi, uyku sorunlarını tetikleyebilmesi ve karşılıklı olarak mahremiyeti zedelemesidir.

Çocuğunuza Uyku Eğitimi Verirken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

  • Her şeyden önce çocuğun içinde bulunduğu koşulları, duygu durumunu ve gelişimsel özelliklerini hesaba katarak işe başlamak gerekir.
  • Uyku eğitimi sabır, kararlılık, tutarlılık yanında anlayışlı olmayı da gerektirir. Uykuyu bir ceza olarak uygulamak, korkan bir çocuğun duygularını görmezden gelip yalnız uyumasına zorlamak gibi hatalı tutumlar beraberinde yeni problemler de getirir.
  • Uyku eğitimi için doğru zaman geldiğinde, tekrar etmek gerekirse 2-3 yaş öncesinde, aşamalı bir geçiş süreci oluşturmak faydalıdır. Bu süreçte ilk olarak çocuğa anlayacağı dilde yapılacak olan değişikliği açıklamak, ihtiyaç duyarsa ilk günler yanında uzanmak, ardından odada ama yanına yatmadan uykuya dalana kadar beklemek, kısa aralıklarla odadan çıkıp geri gelmek ve en nihayetinde tamamen yalnız uyumaya alışmasını sağlamak gibi ardışık basamaklar izlenebilir. Süreci kolaylaştırmak için bu uygulamaya gece geçemeden önce gündüz uykularında yer verilebilir.
  • Çocuğun odasını sevmesi, odasına alışmasını sağlamak için odasını keyifli hale getirmek, çocukla odasında oyunlar oynamak, karanlığa karşı loş bir ışık yerleştirmek faydalı olur.
  • Bunların dışında uyku öncesinde çocukla yeterli vakit geçirmek, rahatlaması için masal okumak, sevdiği bir şarkıyı söylemek, banyo yaptırmak tercih edilebilir.
  • Uyku ritüelleri oluşturmak da yine izlenebilecek yollardan bir diğeridir. Bunun için dişlerin fırçalanması, pijamaların giyilmesi, kucaklaşma gibi davranışlarla bir uyku öncesi ritüeli oluşturulabilir.
  • Uyku disiplini ve hijyeni içinse anne- baba hem kendi içinde hem de zaman içinde tutarlılık göstermeli, aynı saatte çocuk yatmaya alıştırılmalı, odanın fiziki koşulları uygun seviyede tutulmalıdır.

Çocukları Ne Zaman Kendi Odalarında Yatırmaya Başlamalısınız?

Güncel çalışmalar bebekliğin ilk dönemlerinde bahsettiğimiz artılardan ötürü aynı yatakta değil ama annenin uyuduğu yatağa yakın bir mesafede, bebeğin kendi beşiğinde uyumasının olumlu katkılarını vurgulamaya başlamışlardır. Odaları ayırma zamanı için tam bir görüş birliği bulunmasa da normal şartlarda emzirme dönemi sonlandıktan sonra çocuğun kendi odasına geçirilmesinde pek sakınca görülmemektedir. Bu ayrılma sürecinin en geç 2-3 yaş civarında tamamlanmış olması önerilir. Burada önemli olan, durumsal analizlerin doğru yapılması, ihtiyaçların gözetilmesi ve ayrılma süreci ertelendikçe güçlüklerin artacağının akıldan çıkartılmaması gerektiğidir.

 

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini Çekebilir

Diş Çıkaran Bebeğinizi Rahatlatın

Bebeklerde dişlerin çıkmaya başlaması 6-8. aydan itibaren görülebilmektedir. Bu süreç boyu…