İnsan yaşamında büyümenin en hızlı ve en hassas olduğu dönem, elbette bebeklik dönemidir.

Doğduğu andan itibaren oldukça özenli davranılması gereken bebekler, başlangıçta birçok hastalığa karşı savunmasızdır. Onları hastalıklardan korumak, zihinsel ve fiziksel gelişimini etkili bir şekilde sağlamak ise, ancak doğru beslenmesiyle mümkün olur.

Bebeklik döneminde beslenme, yetişkinlik dönemi için en iyi yatırım dönemidir. Doğru uygulamalar ve bilinçli bir yaklaşım, gelecekte kişinin daha sağlıklı olması için önemlidir.

Tüm bu sebepler dahilinde, bebeklik döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlık, büyüme ve gelişme için esastır. Doğumla başlayan ve 2 yaşına kadar devam eden bebeklik dönemi, büyümenin çok hızlı oluşuna bağlı olarak makro ve mikro besin ihtiyacının yüksek olduğu dönemdir.

Yumurta ise, bebeklerin bu ihtiyacını karşılamada önemli bir besin maddesidir.

Bebek Beslenmesinde Yumurtanın Önemi
Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin ögelerini içerisinde bulunduran tek besindir. Yeni bir yaşamın temeli olduğu düşünülecek olursa, besleyici değerinin yüksek olması hiç de şaşırtıcı değildir.

6. aya kadar anne sütü bebeğin günlük enerji ihtiyacının tamamını karşılar. Bununla birlikte 6 ay sonrası tek başına anne sütü, bebeğin toplam kalori ihtiyacının ancak %70 kadarını karşılayabilir.

Bu sebeple 6. Aydan sonra bebeğin küçük mide kapasitesine uygun yüksek enerjili, yeterli protein içeriğine sahip gıdalarla tamamlayıcı beslenmeye başlanmalıdır.

Bebekler için tamamlayıcı beslenmede demir, çinko, kalsiyum, B grubu kompleks vitaminleri gibi eksikliği yaşanan mikrobesinlerin karşılanmasında, yumurta en temel gıdalardan biridir. Yağ oranı düşük, vitamin ve mineral açısından zengin, kolay pişebilen ve zahmetsizce püre haline getirilebilen değerli bir besindir.

Bebeklerde ek gıdaya geçilen 6. aydan itibaren 1 adet haşlanmış yumurtanın sarısı, 12. aydan itibaren ise günde 1 tam yumurta verilmeye başlanabilir.

Yumurtanın İçeriği Nasıldır?
Yumurta sarısı; yağ, protein, folat, fosfor, demir ve çinko açısından zengin bir besindir. Bir porsiyon yumurta sarısında; 5.12 gram yağ, 9.6 mg sodyum, 21.8 mg potasyum, 25.8 mg kalsiyum, 288 iu A vitamini, 0.55 mg demir bulunur.

Yumurtanın beyazı ise; %90 oranında proteinden oluşur. Geri kalan %10’luk kısım ise, %6 karbonhidrat ve %4 yağ içerir.

Genel olarak yumurtanın sarısı büyük oranda vitamin ve yağları, beyaz kısmı ise proteinleri içerir. Yumurta protein emilimi bakımından, vücudun en kolay işleyebildiği besin maddesidir.

Yumurtanın sarısında 2.78 gram protein bulunurken, beyazında 3.52 gram protein bulunur. Ayrıca yumurtanın içinde bulunan proteinler, tüm besinler içinde en kaliteli proteindir ve yumurta proteinleri %100 oranında vücut proteinine dönüşebilir. Yumurta proteininin biyolojik değeri yani proteinden elde edilen fayda %93,7 iken bu değer sütte %84.5, balıkta %76, sığır etinde %74.3’dür.

Bu nedenle protein açısından düşük olduğu bilinen sebzelere de yumurta eklenerek; protein, vitamin ve mineral açısından daha dengeli bir öğün oluşturulabilir.

Bıldırcın ve Tavuk Yumurtasının Farkları
Tavuk yumurtası ile aynı şekilde pişirilip tüketilebilen bıldırcın yumurtası da bebeklerde tüketilebilecek yumurta çeşitlerindendir.

Bilinenin aksine bıldırcın yumurtasının protein içeriği farklı değildir. Tavuk yumurtasında olduğu gibi bıldırcın yumurtasının da 100 gramında 13 gram protein bulunmaktadır.

Fakat bıldırcın yumurtasının demir, çinko, potasyum ve sodyum içeriği tavuk yumurtasına oranla daha yüksektir. Bıldırcın yumurtası östrojen içermesi sebebiyle yüksek miktarlarda tüketilmesi halinde erken ergenliğe sebep olabilir.

Bu bağlamda bıldırcın yumurtası bebek beslenmesinde, haftada bir defayı geçmemelidir.

Yumurta Alerjisi Nedir ve Ne Zaman Sonlanır?
Yumurta alerjisi en sık görülen besin protein alerjisidir. Bunun sebebi henüz bağışıklık sistemi tam gelişmemiş olan bebeğin yumurta proteinini işleyememesidir. Bağışıklık sistemi, zararlı bir istilacı gibi algıladığı yumurta proteini ile savaşmak için antikorları kullanır. Bu da alerji belirtileri olarak görülür.

Yumurtaya alerjisi olan bir bebek, yumurtaları veya yumurta içeren yiyecekleri yedikten sonra kendisini hasta hissedebilir veya ciltte döküntü olabilir.

Yumurta beyazı sarısına nazaran daha sık alerjiye sebep olur. Bu nedenle 1 yaşın altındaki bebeklere beyazı yedirilmez.

Herhangi bir besine alerji geliştikten sonra uygulanacak başarılı bir beslenme tedavisi, bebeğin yaşam kalitesini önemli düzeyde artırır ve zaman zaman yaşam kurtarıcı olur.

Anne sütü alan bebeklerde önce annenin beslenmesi düzenlenir, ek gıdalara geçişte de alerjen gıdalar bebeğin beslenmesinden çıkarılır. Süt, yumurta alerjisi genellikle 2-3 yaş civarında geçer. Diyete programı başlayınca en az 6 ay diyet yapılmalı, daha sonra çocuk alerji uzmanı tarafından tekrar değerlendirilmelidir.

Comments are closed.