Çocukların beyni doğumlarından 3 yaşına kadar inanılmaz bir gelişim evresi geçirir ve her bir saniyede bir milyondan fazla nöral bağlantı kurabilir.

Beyin gelişimi çocukların ilişkilerine, deneyimlerine ve çevrelerine kadar pek çok faktöre bağlıdır.

Beyin ne zaman tamamen gelişir?

Aslında beynimiz için hiçbir zaman tamamen gelişmiştir diyemeyiz. Beynimiz yetişkinlikte bile, günlük ihtiyaçlarımıza göre sürekli olarak kendini tekrar şekillendirir.

Ancak, gelişme sürecinde beyin yapısını ve işleyişini etkileyen faktörler vardır. Örneğin, beynimizdeki nöron sayısının en fazla olduğu zaman, anne karnında olduğumuz zamandır. Hamileliğin ilk 5. ayında bir bebekte 100 milyar nöron gelişir. Yetişkinlik döneminde de yeni nöronlar gelir; ancak bebeklikteki kadar hızlı şekilde değildir, yalnızca ölen nöronların yerini alırlar.

Bebeklerde çok fazla sayıda nöron olmasına rağmen, beyin büyüklüğü kademeli şekilde artar. Bu büyümenin ana sebebi birbirinden ayrı nöronların birleşip bir ağaç şeklinde yapılanmasıdır. Her bir beyin hücresi küçük bir fidan gibiyken, zamanla yüzlerce kat büyür ve bir araya gelerek dendrit ismindeki yapıları oluşturur. Beyin gelişimi, nöronlar arası bilgi iletimini sağlayan bu dendritlerin gelişimi ile gerçekleşir.

Beyin gelişimini ölçmenin bir diğer yolu da nöral işleme hızına bakmaktır. Bir bebeğin beyni, nöronlar arası bilgi iletişi yetişkinlerden 16 kat daha az etkili olduğu için, bir yetişkine göre çok daha yavaş çalışır. Nöral işleme hızı bebeklik ve çocukluk döneminde oldukça fazla artar ve 15. yaşta maksimuma ulaşır.

Beyin gelişimindeki kritik dönem hangisidir?

Aktif nöral devrelerin seçilimi, tüm hayat boyu sürer, ancak erken çocukluk döneminde çok daha fazladır. Genç bireylerin çevrelerine karşı duyarlı oldukları bazı dönemler bulunur. Bireylerin bebeklik döneminde, ileriki zamanlarda eşleştirme sorunları yaşamamaları için görsel bilgi girişine ihtiyaçları vardır. Göz tembelliği ya da şaşılık ile dünyaya gelen bebekler, eğer bu sorunlar tedavi edilmezse, keskin duyarlılık ve derin algı özellikleri bakımından sorun yaşarlar.

Konuşma yeteneğinin gelişmesi, bebeklerin ilk birkaç yaşındaki sözlü bilgi girişine bağlıdır. Sözlü bilgi girişinin eksik olması, gramer ve telaffuz açısından olumsuz ve kalıcı etkiler yaratabilir. Konuşma ve dil yeteneğinin kazanılması için kritik dönem 5. yaşta başlar ve ömür boyu sürer. Yabancı bir dili çocukluğunda öğrenmiş bireylerin konuşmasının, bu dili yetişkinlik döneminde öğrenmiş kişilere göre o dilin aksanına çok daha yakın olmasının sebebi budur.

Beslenmenin beyin gelişimi üzerindeki etkisi nedir?

Beslenmenin, hamileliğin 4. ayından bebeğin 2 yaşına kadar beyin gelişi üzerinde etkisi büyüktür.

Eksik beslenen çocuklar, bu dönemde fiziksel ve mental gelişimlerini tamamlayamazlar. Dendrit ve miyelin gelişimleri az olduğundan, doğru beslenen çocuklara göre beyinleri daha ufaktır.

Beynin yetersiz gelişimi sebebiyle çocuklarda davranışsal ve algısal bozukluklar, konuşma ve ince motor becerilerinde diğer yaşıtlarına göre az gelişmişlik, düşük IQ ve düşük okul başarısı görülebilir.

Bebeğin doğum kilosu ve beyin büyüklüğü, annesinin hamilelik sırasında doğru beslenmesiyle direkt olarak ilgilidir. Hamile kadınların ceninin doğru şekilde gelişebilmesi için, hamilelik öncesi kilolarının %20’sini almaları gerekir. Bu da her gün normalden 300 kalori fazla almak demektir ve bu kalorinin 10-12 gramı proteinden gelmelidir.

Doğum sonrası beyin gelişimi, bebeğin beslenmesi ile doğrudan ilgilidir. Anne sütü, beyin gelişimi için en iyi destekleyicidir. Anne sütü alan bebekler, annede demir eksikliği olsun ya da olmasın 6. aylarından itibaren demir takviyesi almalıdır. Demir eksikliği, bebeklerde algısal eksikliklere sebep olur. Demir, bebeklerin vücudunda oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin yeterli sayıda olması için kritiktir. anne sütü almayan ve biberon ile beslenen bebeklerin mamaları mutlaka demir içermelidir.

Beyin gelişimi erken yaşlarda en hızlı olduğu için, çocukların yararlı yağlar içeren yiyeceklerle beslenmesi çok önemlidir. 2 yaşına kadar günlük aldıkları kalorinin yarısı yağdan gelmelidir. Bebekler yağın büyük kısmını anne sütünden alırlar. Bebeklere 1 yaşından sonra tam yağlı inek sütü verilebilir. İnek sütü, almaları gereken protein ve yağ bakımından destekleyici olacaktır. 2 yaşından sonra yağ alımı azaltılması ve alınan günlük kalorinin maksimum %30’u yağdan gelmelidir.

Deneyimler beyin yapısını değiştirir mi?

Evet. Beyin gelişimi aktiviteye bağlıdır. Bu da şu anlama gelir ki, devrelerdeki duygusal, duyusal ve algısal her elektriksel aktivite, bu devrelerin bir araya gelip şekillenmesine yardımcı olur.

Bilgisayar devreleri gibi, nöral devreler de bilgiyi elektrik akımı ile işler. Ancak beyin devreleri, bilgisayar devreleri gibi sabit yapılar değildir. İlk kez bir gökkuşağı görme, bisiklete binme, bir kitap okuma, şaka yapma, vb. deneyimler belli nöral devreleri harekete geçirir. Sürekli olarak kullanılan bu devreler güçlenirken, kullanılmayanlar körelir. Nöral devrelerin körelmesi kulağa kötü de gelse, aslında iyi bir şeydir. Bu durum, çocukların nöral işleme özelliklerini düzene koyar ve kalan devrelerin daha hızlı ve etkili şekilde çalışmasını sağlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini Çekebilir

Soğuk Havalarda Bebekler Nasıl Giydirilmeli?

Soğuk, yağmurlu ve rüzgarlı havalarda bebek giyimi son derece önemlidir. Bebeğinizin üşüme…