Erken çocukluk, merakın çok ve öğrenme isteğinin en yüksek olduğu bir dönemdir. Bu sebeple hızlı bir öğrenme sürecinin yaşandığı bu dönem, yerini tesadüfi öğrenmelere bırakılmamalıdır.

Erken yaşlarda zengin ve etkili deneyimlerle elde edilen temel bilgi ve beceriler, çocukların daha sonraki öğrenmelerini kolaylaştırır. Çocukların bu yaşlarda yakın çevresi tarafından desteklenmesi ve uygun eğitim fırsatlarından faydalanması hem gelişimi açısından hem de okul ve öğrenme sevgisinin bu dönemde kazandırılması açısından önemlidir.

Çocukların öğrenmeye karşı olumlu tutumlar geliştirebilmesi için nitelikli bilişsel uyarıcıların, zengin dil etkileşimlerinin, olumlu sosyal ve duygusal deneyimlerin çocuğa sunulduğu ve çocuğun bağımsızlığının desteklendiği bir çevrenin oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

Tüm bu sebepler dahilinde Maria Montessori tarafından geliştirilen Montessori Eğitim Metodu, doğumdan erişkinliğe kadar olan çocukların bilimsel gözlemlerine dayanan çocuk merkezli bir eğitsel yaklaşımdır.

Kendine özgü felsefesi, ilkeleri, materyalleri, eğitim uygulamaları olan Montessori eğitimi, tam da bu konuya hizmet etmektedir.

Montessori Eğitimi Nedir?
Montessori eğitim yöntemi, çocuğun öğrenme isteği üzerine kurulmuştur. Çocuğun kendi kendine uygulayarak, en iyi ve en kolay şekilde öğrenme yolunu bulmasını sağlar.
Bu eğitim yöntemi, çocuğun yetişkinlerin eylemlerine ve beklentilerine karşı aşırı hassaslığını göz önüne alır. Temel ilke; çocuğun yetişkinlerle ortak olmayı, yetişkinlerin sesini ve eylemleri taklit etmeyi, o topluluğa ait olmayı istemesidir.

Montessori Eğitiminin Özellikleri Nelerdir?
Çocuk merkezli olması
Kendi kendine öğrenme ve bağımsızlık fırsatlarını sağlayan düzenli bir ortama sahip olması
Erken yaşlarda eğitimin önemi üzerinde yoğunlaşması
Bireysel eğitim sunması
Eğitimin içinde ailelere yönelik, aile katılım çalışmaları içermesi
Öz bakım ve özgüvenin kendine yönelik etkinlikler yoluyla geliştirilmesi

Duyuları Harekete Geçirme Etkinlikleri

Duyu eğitimi Montessori yaklaşımında önemli bir yere sahiptir. Duyuların eğitimi sıfır-altı yaş döneminde başlar. Bilgi, beceri ve kavramların kazanılması materyaller kullanılarak sağlanır. Duyu eğitimi ile çocuk, beş duyusunu aktif olarak kullanarak boyutları, ağırlıkları, geometrik cisimleri, sesleri, kokuları, tatları ve farklı yüzeyleri keşfetme olanağı elde eder. Duyu eğitimi etkinlikleri, çocuklarda hareket etme ve temel ihtiyaçlarını karşılama isteklerini uyandırır.

1. Etkinlik: AYNA
En erken uygulanabilecek etkinliklerden biri aynadır. 3. aydan itibaren rahatlıkla uygulanabilir. Bebeğin aynadan kendisini kolaylıkla görebilmesini sağlamanız yeterlidir.
Aynadaki yansıması karşısında bebeğin görme duyusu harekete geçer. Yüzünü gören bebek kendisini tanımaya çalışacak, aynaya yaklaşıp uzaklaşacak, simetri ile karşılaşacak ve boyut algısını geliştirecektir.

Yatağın yanındaki duvara ya da yatak başına yatay şekilde yerleştirilmiş bir ayna, bebeğinizin kendisini ve çevresini izleme becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Çevresini farklı açılardan algılamasına yardım ettiği için üç boyutlu düşünme kabiliyetini de geliştirir. Burada amaç, bebeğin bir şeylere konsantre olmasını sağlayacak farklı araçların olmasıdır.

2. Etkinlik: KUTU
Kutu etkinliği, desteksiz oturmaya başlayan bebekler için uygulayabileceğiniz en yaygın montessori etkinlikleri arasında yer alır.
Bebeğinizin görsel, işitsel, dokunsal başta olmak üzere bütün duyularını bu etkinlik ile harekete geçirebilirsiniz. Öncelikle bebeğinizin fizyolojik özelliklerine uygun, elini uzattığında her bölgesine rahatlıkla uzanabileceği bir kutu bulmanız gerekir.

Kutunun içerisine küçük, büyük, renkli, pütürlü, pürüzsüz, sert, yumuşak, hışırtılı ve sessiz gibi farklı özelliklerde cisimler koyarak bebeğinizin onları incelemesine izin verin.

3. Etkinlik: SESLERİ ÖĞRENİYORUM
Bu etkinliği, çocuğunuz 4 aylık olduğunda uygulamaya başlayabilirsiniz. Erken dönemde çocukların oynamaktan çok hoşlandığı etkinliklerden biri, gürültülerdir.
İhtiyacınız olan malzemeler evinizde yer alan kurubaklagiller ya da farklı büyüklükteki boncuklardır. Plastik şişelerin içerisine farklı renkler ve farklı boyutlardaki malzemelerden bir miktar doldurun ve şişenin ağzını sıkıca kapattığınızdan emin olun. Çocuğunuzun önüne hazırladığınız materyalleri koyun ve şişeleri salladığında çıkan seslerin farklılığını duymasını sağlayın.

Aktarma Etkinlikleri

Dikkat ve el göz koordinasyonu destekleyen aktarma çalışmaları, özellikle de Montessori akımının vazgeçilmez bir parçasıdır.
Aktarma etkinliklerinde amaç, çocukların ince motor becerilerini etkili bir şekilde geliştirebilmesi ve parmaklarını en iyi şekilde kullanabilmesidir.

1. Etkinlik: OYUNCAKLAR DİĞER KABA!
Çocuğunuz 1 yaşına geldiği andan itibaren uygulayabileceğiniz bu etkinlikte, ihtiyacınız olan tek şey iki adet kap. Bunun için mutfak malzemelerinden ya da oyuncak kutularından faydalanabilirsiniz.
Bir kabın içerisinde yer alan oyuncakları, boş olan diğer kaba önce ellerini kullanarak aktarmasını sağlayın. Aktarma işlemi tamamlandığında, aynı uygulamayı başlangıç kabına doğru yeniden tekrarlayın. Çocuğunuz bu işte ustalaştıkça; kutuların boyutunu küçültebilir, oyuncaklar yerine daha küçük nesneler kullanabilir ve çıplak elle aktarma yerine bir kaşık ya da cımbız yardımıyla materyalleri aktarmasını sağlayabilirsiniz.

2. Etkinlik: EN SULU AKTARMA!
Özellikle yaz aylarında rahatça uygulayabileceğiniz bu yöntem için, çocuğunuzun en az 1 yaşında olması yeterlidir.
İhtiyacınız olan malzemeler sadece biraz su, iki adet plastik mutfak kasesi ve bir süngerdir.
Plastik mutfak kaselerinden bir tanesine su doldurun. Çocuğunuzun süngeri sıkıp bırakarak, içerisine hava yerine suyun nüfus etmesini sağlayın ve diğer plastik mutfak kasesine, süngeri sıkarak tekrar suyu bırakmasını sağlayın. Bu işlemi, dolu olan kap boşalıp boş olan kap dolana kadar devam ettirin. Hem eğitici hem eğlenceli!

Dil Geliştirici Etkinlikler

Dil geliştirici etkinlikler el-göz koordinasyonun sağlanması ve kalem tutma becerilerinin geliştirilmesi için oldukça önemlidir. Çocuklara uygulanan ses bilgisi içeren yaklaşım sayesinde konuşulan dilin, alfabenin sembolik harfleri aracılığıyla kelimeler şeklinde nasıl kodlanacağını anlayabilir. Aynı şekilde her ses tarafından temsil edilen harfleri de öğrenirler.

1. Etkinlik: İSMİNİ BUL!
2 yaş üzeri için önerilen bu etkinlikte, bebeğinizin isimlerini oluşturan harflerden renkli kağıtlar kullanarak ikişer adet materyal hazırlayın. Geniş bir karton üzerine, hazırladığınız materyallerin bir tanesiyle adını oluşturan harfleri sırasıyla sabitleyin. Alt kısmına, diğer materyaller ile aynı harfleri yan yana koyarak adının nasıl yazılacağını öğrenmesini sağlayın.

 

 

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.