Hayret, bebeklikten itibaren ortaya çıkan doğal bir tepkidir ve sağlıklı bir öğrenmenin temelinde, çocukluk döneminde beslenen hayret tohumları yatar. Anne babalar olarak, sorumlu olduğunuz minik bir varlığın doğumuna ve bir daha asla aynı olmayacak hayatınızı, bir çok güzellikle doldurmasına hayretle tanık olacaksınız.

Hayret, biliminin temelini oluşturan araştırmacılar ve analitik bilincin beslenerek çağladığı birincil duygudur. Hayret duygusuyla, hayal gücünüz harekete geçer ve dünyayı yeniden keşfederiz.

Anne babalar olarak göreviniz, çocuğunuz için hayret duygusunu sürekli beslendiği bir ortam oluşturabilmektir. Yetişkinlerin “hayatın gerçeği” olarak adlandırdıkları şey çocuğunuzun büyüdüğünde kaçınılmaz olarak devreye girer. Ancak dünyanın gerçekten harikalarla dolu olmasına fırsat tanıyarak çocuğumuzun “gerçek” dünyaya uyum sağlayabilmesi için gerekli becerileri geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz.

Hayret, ruhsal gelişimin de temelinde yatar. Çocuğunuza duyduğunuz sevgi, çocuğunuzun hayret dolu gözlerle yaptığı keşifler, bilinçdışının işleyişini, genetik mirası ve bizden sonraki nesilleri koruma dürtüsünü aşan bir deneyimdir.

Hayret etmenin kökünde ayırdına varmak, fark etmek var. Eğer ki siz kendinizin, eşinizin, çocuğunuzun sonra çevrenizin ve dünyanın iyi, güzel yönlerini fark etmeye başlarsanız; bebeğiniz huzurlu bir ortamda büyüyecektir. Çocuklar taklit ederler, her şeyi gözlemler. Bu özelliğiniz çocuğunuz tarafından taklit edildiğinde ve davranış olarak yerleştiğinde “mutlu bir bebek-çocuk-insan” olacaktır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.