Sadece insanlar değil, tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için gereken en önemli temel unsurlardan bir tanesi sudur. Ortalama olarak bir insanın günde 2 litre kadar su içmesi gerekir. Su içmenin önemine, daha çok hamilelik döneminde dikkat edilir. Ancak hamilelik sonrasında suyun önemi hakkında herkes yeterince bilgi sahibi değildir.

Oysaki yeterli miktarda sıvı tüketilmesi, anne sütünün devamlılığı açısından yapılabilecek en uygun davranışların başında gelir. Bu sebeple uzmanlar, emziren kadınların günde 2-3 litre aralığında su tüketmesini önerirler.

Yapılan araştırmalara göre günlük 2.5-3 litre aralığında su tüketiminin, sütün salgılanma oranını artırdığını ortaya koymuştur.

Doğum Sonrası Su Tüketimi Neden Önemlidir?
• Öncelikle doğum sonrası su tüketiminin en önemli faydası, süt üretimini artırmasıdır. Anne sütünün içeriğinin çok büyük bir kısmı, sudan oluşur.

• Hamilelik döneminde alınan kiloların, doğumdan sonra hemen verilmesi için yapılacak diyetler süt oranını etkileyebilir. Ancak düzenli su tüketen bir kadın, kalori alımını abartmadığı sürece doğum sonrası kilolarından kısa süre içerisinde rahatlıkla kurtulabilir.

• Hamilelik döneminde olduğu gibi, emzirme döneminde de idrar yolları enfeksiyon riski artar. Gebelik ve doğum sırasında idrar yollarında gevşeme ve genişleme gibi bazı değişiklikler olabilir. Bu sebeple bol su tüketimi, doğum yapmış kadını idrar yolları enfeksiyonundan koruyan bir bariyer işlevi görür.

• Doğum sonrası dönemde yaşanan hormonal dalgalanmalar, tıpkı hamilelikte olduğu gibi lohusalık döneminde de aşırı terlemeye sebep olabilir. Terleme yoluyla meydana gelen sıvı kaybı yerine konulmadığında, baş ağrılarının oluşması ilk semptomlar arasındadır.

• Yapılan bir araştırmada, doğum yapan kadınların yetersiz su tükettiğinde böbreklerinin taş üretme riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır.

• Lohusalık döneminde, 9 ay boyunca yavaşça yer değiştiren organlar hızlı bir şekilde doğum öncesi haline dönmeye başlarlar. Vücut için bu durum, fazladan bir iş yüküne sebep olur. Vücutta yeterli oranda su bulunmadığı takdirde metabolizma hızının etkilenmesine bağlı olarak organların yerleşimi uzun sürebilir.

• Yapılan araştırmalarda yeterli oranda su tüketilmediği durumlarda, vücutta daha çok sayıda tatlı krizi meydana gelmektedir. Bu sebeple, doğum sonrası kilolarını vermek isteyen kadınların tatlı krizlerini engelleme de bol su tüketmesi gerekir.

• Hem sezaryen doğumda hem de vajinal doğumlarda vücut belirli bir derecede kan kaybeder. Kaybedilen kanın yerine yeni kan üretimi için vücudun yüksek miktarda suya ihtiyacı vardır.

• Yetersiz su tüketiminin, depresyon ve anksiyete gibi duygudurum bozukluğu ile arasında ilişki bulunmuştur. Özellikle doğum sonrası dönemde yaşanan hormonal değişimlerde işin içine eklendiğinde, su tüketimini fazlalaştırmak bu süreci daha hafif atlatmayı sağlayabilir.

• Doğum sonrası dönemde, kanda pıhtılaşmanın artmasından kaynaklanan emboli sorunu; doğrudan hareketsizlik ve az su tüketimi ile ilişkilidir.

• Hamilelik dönemi boyunca kadınların büyük bir kısmı kabızlık, hemoroid, şişkinlik ve gaz şikayetleri ile karşılaşır. Doğum süreci ise, bu tür sorunların daha rahatsız edici bir seviyeye tırmanmasına neden olabilir. Bu sebeple daha rahat dışkılama ve bağırsak hareketlerinin düzene girmesi sebebiyle su tüketimi oldukça önemlidir.

• Doğum sonrası dönemde kadınların çoğu aşırı yorgunluk, uykusuzluk, vajinal yoğun akıntı ve kanamanın arttırdığı enfeksiyon riski ile mücadele içine girer. Yeterli su tüketimi ise, tüm bu sorunlarla başa çıkma da anahtar rolü üstlenir.

• Emziren tüm kadınlar hem kendi vücudundaki besin öğeleri depolarını dengede tutmak, hem de salgıladığı sütün karşılığı olan enerji, protein, mineral ve vitaminleri almak için yeterli ve dengeli beslenmelidir. Ancak suyun az tüketildiği bir ortamda vitaminlerin bir kısmı vücut tarafından kullanılamaz. Mineraller de aynı şekilde taş oluşumlarına sebep olabilir. Proteinlerin, yeterince suyun olmadığı bir ortamda parçalanması ise vücutta zararlı atıkların birikmesine neden olur.

Doğum Sonrası Dönemde Su Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

• Doğum sonrası dönemde hem hamilelik kilolarından kurtulmak için hem de emziren kadınların yeterli süt üretiminin sağlanması için günde 3 litre sıvı tüketmesi gerekir.

• Doğum yapmış kadınların ortalama olarak her emzirme ile beraber mutlaka 1 su bardağı (200-250 ml kadar) su içmesi, günlük hedeflenen 3 litre su tüketimine ulaşılmasını sağlar.

• Emzirme döneminde annelerin susama hissi artar. Ancak az bilinen nokta şudur ki, susamak vücudun verdiği son tepkilerden bir tanesidir. Bu sebeple susama beklenmeden su içilmeye gayret edilmelidir.

• Çay ve kahve gibi içecekler, kafein içeriğinden dolayı bebeği uyarabilir. Ayrıca bu tür içeceklerin süt verimliliğini azalttığı da söylenebilir. Bu sebeple daha çok sade su, ayran, doktorunuzun önerdiği bitki çayları, şekersiz kompostolar veya günde 2 bardağı geçmeyecek şekilde glisemik indeksi düşük meyvelerin sularından tüketilebilir.

• Lohusa şerbeti, doğum yapan kadınlarda bir gelenek olarak tüketilse de besin değeri düşük ve kalorisi yüksek bir içecek olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple lohusa şerbetinin tüketimi kısıtlanmalı, eğer sade su içilemiyorsa alternatif olarak kompostolardan yararlanılmalıdır. Meyvenin verdiği aroma haricinde fazladan şeker içermeyen kompostolar, vücudun ihtiyaç duyduğu şeker ihtiyacını doğal olarak karşılayacaktır.

• Telefonunuza su içmeyi hatırlatıcı uygulamalar indirebilirsiniz. 1 saatte bir hatırlatmaya ayarlayıp hatırlattıkça su içmek işinizee yarayan bir yöntem olacak. Sağlıklı yaşam uygulamamız “Adım Sayar” indirerek günlük bardak hedefinizi belirleyebilir, hatırlatıcıyı zamanlayabilir hatta su sesi ile bildirim özelliğini de aktif edebilirsiniz.

Size gün içerisinde sık sık su hatırlatması yapacak kardeş uygulamamız: “Adım Sayar”

Hemen ücretsiz indirmek için tıklayın!

 

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgini Çekebilir

Kırk Uçurma Nedir ve Nasıl Yapılır?

Bir bebeğin dünyaya gelişi ile hem anne hem de yenidoğan için yeni bir dönem başlar. Doğum…